Hristiyanlıkta Eşcinsellik Günah mı?
- 11 Nis
- 4 dakikada okunur
Soruyu soran kişi: " Hristiyanlıkta eşcinsellik günah mı? Eşcinsellik Hristiyanlıkta nasıl karşılanır? "
Öncelikle, soruyu soran değerli kardeşimize teşekkür ediyoruz. Ve sorma cesareti için de ayrıca teşekkür ediyoruz. Yazımıza başlamadan önce size şunu söylemek istiyoruz, Göksel Baba'nızın sizi sevdiği gibi bizde sizi seviyoruz.
"Hanginiz kendisinden ekmek isteyen oğluna taş verir? Ya da balık isterse yılan verir? Sizler kötü yürekli olduğunuz halde çocuklarınıza güzel armağanlar vermeyi biliyorsanız, göklerdeki Babanız'ın, kendisinden dileyenlere güzel armağanlar vereceği çok daha kesin değil mi?" (Matta 7:9-11)
Zamanı olmayan, tek seferlik bakıp çıkmak isteyen ve gerçekten derinlemesine bilmek istemeyenler için çok kısa benzetmeyle bir cevap: Hristiyanlıkta 4 kadınla evlenmek helal değildir. Bunun gibi eşcinsel ilişkide bulunmak da uygun değildir.
Şimdi gerçekten okuyup öğrenmek isteyenlerle devam edelim.

"Hristiyan kimliği nereden gelir?" ve "Henüz eyleme dökülmemiş bir eğilim tek başına günah mıdır?"
Kimliğin Kaynağı: Hislerimiz mi, Yaradan mı?
Günümüzde modern dünya bize kimliğimizi arzularımız, yönelimlerimiz ve deneyimlerimiz üzerine inşa etmemizi söyler. Ancak Kutsal Kitap perspektifinden baktığımızda, kimliğimiz tamamen Tanrı’dan gelir. Pavlus, Filipililer 3:4-11’de geçmişteki tüm başarılarını ve statüsünü, Mesih’i tanımanın üstün değeri yanında süprüntü (hatta orijinal metindeki sert ifadesiyle gübre) olarak niteler.
Eğer bir kişi Mesih’teyse, o artık yeni bir yaratıktır. Eski kimlikler, etiketler ve yönelimler bu yeni kimliğin altında erir.
"Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur." (2. Korintliler 5:17)
Eğilim ve Eylem: Düşüşün Etkileri
Hristiyan inancı, tüm insanlığın düşüş (Günahın dünyaya girişi) nedeniyle yaralandığını öğretir. Hepimiz aynı gemideyiz; her birimizin kalbi, düşünceleri ve duyguları bu bozulmadan nasibini almıştır. Pek çok kişi eşcinsel eğilimleri kendisinin seçmediğini, bunun doğal bir süreçle ortaya çıktığını belirtir. Bu durum, bu hislerin Tanrı'nın orijinal tasarısının bir parçası olduğu anlamına gelmez. Aksine düşmüş doğamızın bir tezahürüdür. Şu da söylenir "Ama doğada aslanların da bazen eşcinsel eğilimlere yöneldiğini görüyoruz?" Doğru, görüyoruz. Çünkü Eski Ahit Yaratılış bölümünde yaşanan o düşüşten sadece insanlar değil, dünyada yer alan herkes ve her şey etkilendi.
Burada kritik bir ayrım yapmak gerekir: İrade dışı gelen dürtüler (eğilim) ile bu dürtülere boyun eğmek (eylem) aynı şey değildir.
Bir bireyin eşcinsel eğilimler hissetmesi onu Tanrı'nın sevgisinden mahrum bırakmaz. Günah, bu arzuyu zihinde veya bedende eyleme dökmekle başlar. 1. Korintliler 10:13’ün hatırlattığı gibi, Tanrı her ayartılmada bir çıkış yolu sunar. Şayet bu yazıyı eşcinsel yönelimleri olan bir İsa imanlısı olarak okuyorsanız, Rab için bu eylemden uzak durunuz. Bir heteroseksüelin çoklu ilişkiden uzak durması gerektiği gibi, bu da olmalı. Bunu yazmanın veya söylemenin kolay olduğunun farkındayız. Ama Kutsal Ruh'un, evreni şekillendirenin sizin yanınızda olduğunu unutmayın.
Yukarıda kırmızıyla yazdığımız yerin örnekleri dünya çapında çok fazla var. Buna tanıklık diyoruz. Bazıları eşcinsel yöneliminin olduğunu söylüyor ama RAB için bekarlık ve ilişkiye girmeme yemini ederek sonsuz yaşamda O'nunla birlikte olmak istiyor. Hatta Rab'be kilisede samimiyetle hizmet ediyor. Kimisi de eşcinsel yönelimden, emek sarfetmeksizin Ruh'un değiştirmesiyle yönelimi değişiyor. Sizin için hangi yol olur bilmeyiz, fakat her koşulda RAB'bin size kollarının açık olduğunu bilin.
Tanrı’nın Sevgi Dolu Tasarısı ve Evlilik
Bazıları İsa’nın eşcinsellik hakkında sessiz kaldığını iddia etse de (bunu genelde yurtdışında görüyoruz, ülkemizde Hristiyan azınlık olduğu için), İsa aslında evlilik ve cinsellik konusunda çok net bir çerçeve çizmiştir. Matta 19'da İsa, yaratılışın başlangıcına işaret ederek Tanrı'nın insanı erkek ve dişi olarak yarattığını ve cinsel birleşmenin sadece karı-koca arasında olması gerektiğini onaylamıştır.
Kilise’nin Rolü: Şefkat ve Birlikte Yürümek
Tanrı her bir insanı (hikayesi ve geçmişi ne olursa olsun) derin ve koşulsuz bir sevgiyle sever. Bu sevgi, bizim günahlarımızı onayladığı anlamına gelmez. Aksine bizi o günahlardan kurtarmak istediği anlamına gelir. Kilise, eşcinsel eğilimlerle mücadele eden kardeşlerimize karşı sabır, alçakgönüllülük ve şefkatle yaklaşmalıdır. Kapıları asla kapatmamalıdır.
Hristiyanlık, tüm inananlardan cinsel arzularını (ve diğer tüm arzularını) Mesih’in egemenliğine teslim etmelerini ister. Bekar kalmak zorunda olan heteroseksüeller için olduğu gibi, eşcinsel eğilimi olanlar için de bu zorlu bir yoldur. Ancak bu yolda yalnız değillerdir.
Hayatını, arzularını ve kimliğini İsa Mesih’e teslim etmekte tarif edilemez bir sevinç vardır. Eski bir yaşam tarzını veya bir etiketi geride bırakıp Mesih'in kollarına sığınmak bir kayıp değil, gerçek bir kazançtır.
Mesih'te ne kadar çok şeyi Pavlus'un deyimiyle "süprüntü" sayarsak gerçek özgürlüğü, kardeşliği ve neşeyi o kadar çok buluruz.
Tanrı seni olduğun gibi seviyor, ama olduğun gibi kalmanı istemeyecek kadar çok seviyor. O, seni kendi suretinde yeniden şekillendirmek ve sana dünyanın veremeyeceği bir kimlik vermek istiyor.
Eşcinsel yönelime sahip kardeşlerimiz dilerlerse bu duayı okuyabilirler:
"Göklerdeki Babamız,
Bugün huzuruna tüm dürüstlüğümle, saklayacak hiçbir şeyim olmadan geliyorum. Beni ben daha var olmadan tanıyan, kalbimin en derin köşelerini, sessiz çığlıklarımı ve içimdeki bitmek bilmeyen çatışmaları bilen Sensin.
Rab, içimde taşıdığım bu eşcinsel yönelimlerin ve hislerin yüküyle Sana sığınıyorum. Bu hisleri ben seçmedim. Çoğu zaman neden orada olduklarını ya da neden gitmediklerini anlamakta zorlanıyorum. Bazen kendimi yalnız, farklı ve dışlanmış hissediyorum. Ama Senin Sözün bana fısıldıyor:
'Korkma, çünkü Seni isminle çağırdım, Sen Benimsin.'
Sana şükrediyorum. Çünkü Senin sevgin benim hislerime, başarılarıma ya da başarısızlıklarıma bağlı değil. Beni olduğum gibi, bu karmaşanın ortasında seviyorsun. Ama biliyorum ki beni olduğum gibi bırakmayacak kadar çok seviyorsun. Beni kendi suretine, Mesih’in benzeyişine dönüştürmek istediğini biliyorum.
Rab, bugün kimliğimi yeniden Senin ellerine bırakıyorum. Ben sadece yönelimlerimden ibaret değilim. Ben Senin evladınım, Mesih’in kanıyla bedeli ödenmiş bir yeni yaratılışım. Lütfen bana kendime Senin gözlerinle bakmayı öğret. Dünyanın bana vurduğu etiketleri değil, Senin bana verdiğin "Kutsal" ve "Mirasçı" ismini benimsememe yardım et.
Bana güç ver, Ya Rab.
Cinsel arzularımın beni yönetmesine değil, Senin Ruhun'un beni yönlendirmesine izin ver. Zayıf düştüğümde, ayartılmalar kapımı çaldığında bana o çıkış yolunu göster. Saf bir yürekle, kutsal bir yaşam sürmenin zor ama onurlu yolunda yürürken elimi tut. Eğer bu mücadele benim yaşam boyu taşıyacağım çarmıhımsa, onu Senin lütfunla, şikayet etmeden ve sadakatle taşımama yardım et.
Bana Kilise topluluğu içinde gerçek dostluklar, derin kardeşlik bağları ve yalnızlığımı giderecek manevi bir aile nasip et. Beni yargılayan değil, benimle birlikte bu yolda yürüyen, yükümü paylaşan yüreklerle karşılaştır.
Sonunda tek arzum, Senin huzuruna çıktığımda "Aferin, iyi ve güvenilir.." sözünü duymaktır. Hayatımın her alanını, duygularımı ve geleceğimi Senin egemenliğine teslim ediyorum. Çünkü biliyorum ki, Sende bulacağım huzur ve sevinç, dünyanın sunabileceği her türlü geçici arzudan çok daha üstündür.
Kurtarıcım İsa Mesih’in adıyla,
Amin."
Yazımızı okuyan bir anne-baba varsa ve evladı eşcinsel yönelimlere sahipse, siz Hristiyan olun olmayın lütfen evlatlarınıza sahip çıkınız. Evladınızı reddetmeniz, sokağa atmanız, itip kakmanız onu değiştirmez ve daha iyi bir hale getirmez. Tam tersine sokağa düşmesi, maddeye bulaşması evladınızı kaybetmeniz demektir.




