2. Samuel 24:1 ve 1. Tarihler 21:1 Konusu, Çelişki midir?
- umuttoztekin
- 9 Oca
- 2 dakikada okunur
Kutsal Kitap'ta, Tevrat'ta 2. Samuel 24:1 ve 1. Tarihler 21:1 çelişki midir?
Öncelikle soru için teşekkür ederiz. Kutsal Kitap'ta, Tevrat'ta 2. Samuel 24:1 ve 1. Tarihler 21:1 çelişki midir? Tevrat çelişkisi diyorlar, gerçekten de öyle midir?
Beraber inceleyelim:

"RAB İsrail halkına yine öfkelendi. Davut'u onlara karşı kışkırtarak, “Git, İsrail ve Yahuda halkını say” dedi." (2. Samuel 24:1)
"Şeytan İsrailliler'e karşı çıkıp İsrail'de sayım yapması için Davut'u kışkırttı." (1. Tarihler 21:1)
Peki, Davut peygamberi asıl kışkırtan kimdi? Tanrı mı, Şeytan mı?
Kısa cevap: Şeytan.
Ancak elbette ki nedenini derinlemesine incelemeliyiz.
Bugün teolojide sıkça Tanrı’nın aktif ve pasif (veya izin veren) iradesinden bahsederiz. Tanrı’nın bir olayın gerçekleşmesine izin vermesiyle, o olayın doğrudan faili olması aynı şey değildir. Ancak Eski İbrani düşünce yapısında bu ayrım, modern dünyadaki kadar keskin değildi. Onlar için nihai otorite Tanrı’ydı ve aradaki ikincil nedenleri (Şeytan'ın kışkırtması gibi) her zaman dilbilgisel olarak ayrıştırmazlardı.
Bu iki pasajı yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan tablo şu: Şeytan, Davut'u doğrudan ayarttı.
Davut kendi özgür iradesiyle bu ayartıya kapılmayı seçti, Tanrı ise tüm bu sürecin yaşanmasına egemenliği dahilinde izin verdi. Tarihler bölümü olayı Davut'un düşüşü ve Şeytan'ın tuzağı olarak ele alırken, Samuel kitabı Tanrı'nın İsrail üzerindeki hakimiyetine odaklanır. Yani ortada bir çelişki değil, aynı olaya farklı açılardan (biri insan sorumluluğu, diğeri ilahi egemenlik) bir bakış var.
Nüfus Sayımı Neden Bu Kadar Kötüydü?
"Alt tarafı insanları saydı, ne var bunda?" diyebilirsiniz. Kutsal Kitap nüfus sayımını kategorik olarak yasaklamaz. Ancak Mısır'dan Çıkış ve Çölde Sayım bölümlerine baktığımızda, sayımın kişisel hırslar için değil Tanrı’nın emriyle (genellikle savaş veya tapınak hizmeti için) yapıldığını görürüz. Davut'un yaptığı ise muhtemelen bir güç gösterisiydi, Tanrı’ya güvenmek yerine ordusunun kalabalığına güvenmekti.
Sonuçta bir ceza geldi. Peki, Davut'un hatası yüzünden neden halk cezalandırıldı? Burada İsrail'in bir aile gibi tek vücut sayılması ilkesi devreye giriyor. Ama mesele sadece ceza değil.
Tanrı bazen bizi günahımızı göstermek, bizi terbiye etmek ve daha derin bir tövbeye yönlendirmek için denenmelere izin verir.
Genelde hatayı şöyle bölüştürmeye meyilliyiz: "%20 Şeytan yaptı, %20 Tanrı izin verdi, %60 Davut yaptı."
Kutsal Kitap mantığı böyle işlemiyor. Olayda Tanrı, Şeytan ve Davut; hepsi %100 işin içindeydi ama her biri kendi alanında hareket ediyordu.
Şeytan’ın amacı yok etmekti. (Davut'u günaha sokarak İsrail’i vurmak)
Ama Tanrı’nın amacı, aynı olay üzerinden halkı arındırmak ve Davut'u tövbeye yöneltmekti. Şeytan kötülük tasarlar, Tanrı ise o kötülüğü bile nihai iyiliğe dönüştürür. Davut bir kukla değildi; özgürce seçti, hata yaptı ve sonuçlarıyla yüzleşti.



