Hristiyanlıkta Kadınların Kapanması Konusu
- umuttoztekin
- 9 Oca
- 3 dakikada okunur
" Hristiyanlıkta kadınlar başını örtmeli midir? Korintliler'de bu yazıyor, fakat bunun o bölgeye has olduğu söyleniyor. O zaman örneğin Romalılar mektubu da Romalılar'a özgü değil mi? Evrensellikte bir problem olmuyor mu? "
Öncelikle, soruyu soran değerli kardeşimize teşekkür ediyoruz.

Yazımıza öncelikle ''Yorum bilimi nedir?'' açıklamasıyla başlayalım:
"Hermeneutik, genel anlamda, herhangi bir ifade, anlam, metin ya da sanat eserini yorumlama sanatıdır. Yaygın olan diğer bir tanıma göre hermeneutik, anlama öğretisidir. Hermeneutik tarihsel gelişim süreci içerisinde çeşitli alanlara uyarlanmıştır. Bu alanlardan başlıcaları teoloji, hukuk, filoloji, tarih ve felsefedir. (Kaynak : Bingöl Üniversitesi - Felsefi Hermeneutik)"
Korintliler'de geçen bu olayın bölgesel ve o döneme özgü olduğunu neden yorumlamışlar? Teknik olarak bakarsak, Romalılar bölümü de tıpkı Korintliler gibi belli bir dönemde, belli bir coğrafyada yaşayan somut bir topluluğa yazılmış bir mektup. İkisi de tarihsel birer belge aynı zamanda.
Ancak ilahiyatçılar bu iki bölüm arasında bir ayrım yaparken, mektubun nereye yazıldığından çok, içeriğin niteliğine odaklanıyorlar. Evrenselliğe etkisi nedir, neden böyle yaptılar birlikte devam edelim.
Mektupların Amacı ve İçeriği Farklıdır
Korintliler, Kilisede Yaşanan Bir Problemi Çözmeye Yöneliktir:
Pavlus bu mektubu yazarken yangın söndürüyordu gibi düşünebiliriz. Korint kilisesinde sürtüşmeler, ahlaki çöküşler ve ibadette kargaşalar vardı. Mektubun yapısı bu yerel sorunlardı.
Bahsettiğimiz 1. Korintliler 11’deki başörtüsü meselesi de tam olarak böyle. O dönemde örtünmek, kadının statüsü ve toplumdaki durumu ile ilgili bir semboldü. Pavlus, o günün kültürel kodları üzerinden bir sorunu çözüyordu. Bu yüzden bu kısımlar bağlamsal yorumlanmaya daha açıktır.
Romalılar, Teolojik Manifesto:
Buradaki durum bambaşka. Pavlus henüz Roma’daki kiliseyi ziyaret etmemişti mesela, yani yerel problemleri çözmeye çalışmıyordu. Bunun yerine Hristiyan inancının temellerini (Günah, Kurtuluş, Tanrı'nın Merhameti) sistematik bir ders gibi anlattı. Konu Romalıların sorunu değil, insanlığın sorunu olduğu için bu bölüm daha evrensel/zamandan bağımsız kabul edilir.
İlke ve Uygulama Ayrımı
İlahiyatçılar yorumlarken şu bakış açısından bakarlar: "Burada anlatılan şey değişmez bir ahlaki ilke mi, yoksa o ilkenin o günkü kültürel bir yansıması mı?"
Korintliler Örneği:
Pavlus'un savunduğu asıl ilke ibadette düzen, saygı ve toplumsal kodlara uyumdur.
Ancak uygulama (yani bunu başörtüsüyle yapmak) o dönemin kıyafet kodudur.
Bugün hakim görüş şudur: Aynı saygı ilkesini, o dönemin kıyafeti olan başörtüsü olmadan da sürdürebiliriz. (Şehveti çağrıştıracak veya talep edecek giyim tarzından uzak durmak gibi)
Romalılar Örneği:
Ama Romalılar kitabında "İnsan yalnızca imanla aklanır" dendiğinde, bu bir kıyafet kuralı değildir; inancın merkezidir. Kültür ve zaman değişse de inanç esasları şekil değiştirmez.
Romalılar Bölümü ve Bazı Başka Bölümler de Tamamen Kültürden Muaf Değildir
Mesela Romalılar 16:16 "Birbirinizi kutsal öpüşle selamlayın" der. Bugün kiliselerde kültüre uygun selam veriliyor. Örneğin Amerika'da sadece el sıkışma varsa İstanbul'da sarılarak selamlaşılıyor. Yani Romalılar'ın içindeki bu emirler de bağlamsal görülür ve harfiyen uygulanmaz.
Bu Durum İncil'in Evrenselliğini Engellemez mi?
"Madem bazı yerlere 'bu kültüreldir, bugün uygulamıyoruz' diyoruz, o zaman bu kitabın evrenselliği zedelenmiyor mu?"
Hayır, aksine bu yaklaşım kitabın evrenselliğini koruyan şeydir.
Şöyle düşünelim:
Biçim ve Dış Değil, Öz Evrenseldir:
Eğer İncil, "İbadet ederken mutlaka 1. yüzyıldaki gibi giyinmelisin, onlar gibi selamlaşmalısın!" deseydi, işte o zaman evrensel olamazdı. O zaman sadece eski bir inanç kitabı olurdu ve Afrika'daki, Asya'daki ya da bugünün dünyasındaki bir insana hitap edemezdi.
Dışsal Esneklik Sayesinde Her Çağa Ulaşır:
Evrensellik kuralları robotik bir şekilde kopyalamak değil, o kuralın altındaki anlamı her çağa taşıyabilmektir. Selamlaşma örneğinden gidelim:
İlke (Evrensel): "Kardeşini samimiyetle ve sevgiyle karşıla."
Kültürel Uygulama (Değişken): Romalılar için bu yanaktan öpmekti, günümüz batı dünyası için tokalaşmak, Kore için eğilerek selam vermek olabilir.
Eğer "ille de öpüşeceksiniz" diye dayatılsaydı, temasın hoş karşılanmadığı kültürlerde bu kitap reddedilirdi. Ama "kardeşçe selamlayın" ilkesi, her kültüre girebilir.




