top of page

Tanrı Birçok Kişinin Cehenneme Gideceğini Biliyorsa Neden Yarattı?

  • 14 Şub
  • 3 dakikada okunur

Allah, birçok insanın cehenneme gideceğini biliyorsa neden yarattı? Tanrı birçok kişinin cehenneme gideceğini biliyorsa neden yarattı?


Öncelikle, soruyu soran değerli kardeşimize teşekkür ediyoruz.


Allah, birçok insanın cehenneme gideceğini biliyorsa neden yarattı? Tanrı birçok kişinin cehenneme gideceğini biliyorsa neden yarattı?

Eğer Tanrı her şeyi biliyorsa (ki biliyor) Adem ile Havva’nın o meyveyi yiyeceğini, dünyanın kaosa sürükleneceğini ve günün sonunda milyarlarca insanın O’nu reddedip cehenneme gideceğini en başından biliyordu demektir.


O halde neden "Başlat" tuşuna bastı? Neden bu kadar acıya, isyana ve nihayetinde birçok ruhun ebedi kaybına izin verdi?


Bu durumu anlamak için sarsıcı bir düşünce deneyiyle başlayalım.


Önünüzde iki seçenek olduğunu hayal edin:

A ŞIKKI

B ŞIKKI

Hiç çocuğunuz olmayacak. Soyunuz devam etmeyecek ama kimse acı da çekmeyecek.

Üçüzleriniz olacak. Ancak geleceği görme yetiniz var ve şunu net olarak biliyorsunuz: Bu üç çocuktan ikisi, büyüdüklerinde sizi baba olarak reddedecek, nefret dolu, sefil ve acı içinde bir hayat sürüp kendilerini mahvedecekler. Ama üçüncü çocuk... O sizi çok sevecek, sizinle omuz omuza harika bir hayat kuracak, sevgi dolu ve mutlu bir ömür sürecek.


Ne yapardınız? Sırf o bir çocuğun yaşayacağı muazzam sevgi ve mutluluk uğruna, diğer ikisinin kendi tercihleriyle yaşayacağı sefaleti göze alır mıydınız? O bir kişi, bu riske değer mi?



Tanrı evreni yarattığında, insanlığın büyük bir kısmının yıkıma kendi isteğiyle gideceğini biliyordu. Gücü varken bizi hiç yaratmayabilir, böylece cehennem ihtimalini sıfıra indirebilirdi. Ama yapmadı. Neden?


Bu sorunun cevabı sandığımızdan daha derin ve mesele sadece mutlu yaşam -sefil yaşam denkleminden ibaret değil. Gelin, bakış açımızı biraz değiştirelim.


Tanrı Sadece Bir "Baba" Değil, Aynı Zamanda Adaletli Yargıçtır


Genelde Tanrı’yı insani bir babaya benzeterek hata yapıyoruz. Bir insan baba, dünyadaki kötülüğü cezalandırma yetkisine veya sorumluluğuna tam anlamıyla sahip değildir. Ama Tanrı, hem Yaratıcı hem de evrenin Yargıcıdır.


Tanrı Hristiyan inancında sevgidir, evet. Ama Tanrı’nın sevgi olması, kötülükten nefret ettiği anlamına da gelir. Eğer birisi masum birine zarar verirse, Tanrı’nın kusursuz sevgisi ve adaleti, o kötülüğün cezasız kalmamasını talep eder. Nazilerin yargılanıp cezalandırılması nasıl iyi ve adil bir şeyse, Tanrı’nın kötülüğü yargılaması da öyledir.


Dolayısıyla cehennem, Tanrı'nın acımasızlığı değildir. Bizler sınırlı bakış açımızla "Bence bu adil değil" diyebiliriz ama Mutlak İyi olan Yaratıcı, neyin adil olduğunu belirleyen tek merciidir.


Robotluk: Özgür İrade Gerçeği


Tanrı neden sadece iyiyi seçen varlıklar yaratmadı?

Cevap basit ama can alıcı: Çünkü zoraki sevgi, sevgi değildir.


Birini sizi sevmesi için programlarsanız bu bir ilişki değil, bir istismar ve simulasyon olur. Tanrı, Kendisiyle gerçek, samimi ve gönüllü bir ilişki kurmamızı istedi. Bunun tek yolu da bize hayır deme hakkını vermesiydi.


Şöyle düşünün:

Tanrı, Batı ülkelerinden birinde Carl adında birini yaratmayı düşünüyor. Ve Tanrı, zamanın dışından bakarak biliyor ki Carl yaratılırsa, kendi özgür iradesiyle Tanrı'yı reddedecek.


Şimdi, Tanrı sırf Carl cehenneme gitmesin diye onu yaratmaktan vazgeçerse ne olur? Aslında Carl'ın özgür iradesini elinden almış olur. Daha da ilginci, felsefi olarak şu soru ortaya çıkar:

Hiç yaratılmamış, hiç seçim yapmamış özgür iradeli birinin yapacağı seçimi bilmek mümkün müdür? Bu, "dört köşeli üçgen" çizmek gibi mantıksız bir önerme olabilir.


Belki de sevginin var olabilmesi için, reddedilme riskinin göze alınması gerekiyordur. Tanrı, robotlardan oluşan itaatkar bir ordu değil, O'nu seçen evlatlar istedi.


Risk Almaya Değer miydi?


Başlangıçtaki soruya dönelim: "Neden her şeyi silip baştan yapmadı?"


Tanrı'nın iyi olduğunu nereden biliyoruz? Bizi yaratıp kendi halimize bırakmasından değil, bizzat o karmaşanın içine girmesinden biliyoruz.

İsa Mesih'in çarmıhtaki ölümü, Tanrı'nın bu hayata ne kadar yatırım yaptığının kanıtıdır.


Tanrı, Carl'ın kendisini reddedeceğini bilmesine rağmen onu yarattı. Çünkü Carl'ın varlığı, adaletin bir kanıtı olacak. Ama aynı zamanda, Carl'ın reddettiği o lütfu kabul eden Ali'nin, Ayşe'nin kurtuluşu; Tanrı'nın sevgisinin ne kadar derin, ne kadar akıl almaz olduğunu sonsuzluk boyunca yankılayacak.


Belki de cennette, Tanrı'nın yüzüne baktığımızda ve O'nun katlandığı sabrı, ödediği bedeli ve kurduğu planın muazzamlığını gördüğümüzde, hepimiz aynı şeyi söyleyeceğiz:

"Evet... Buna değermiş."


Sonuçta mesele Tanrı'nın neyi bildiği değil, bildiği şeye rağmen sevgisinden dolayı neyi göze aldığıdır. O, acıyı göze aldı. Reddedilmeyi göze aldı. Sırf seninle gerçek bir ilişki kurabilmek için.

bottom of page